1. Sorumluluk almak

İyi bir özür ne yaptığını açıkça söyler. Olanlar için üzgünüm cümlesi kimin ne yaptığını gizler; sana bağırdığım için üzgünüm söyler.

Bu fark küçük görünür ama karşı taraf için her şeydir. Sorumluluk alınmayan özür, olayın kendiliğinden olduğunu ima eder.

2. Koşulsuz olmak

Kırıldıysan, öyle hissettiysen, yanlış anladıysan — bu kelimeler özrü iptal eder. Çünkü karşı tarafın hissinin gerçekliğini tartışmaya açarlar.

Koşulsuz özür şöyle kurulur: kırdığımı biliyorum. Tahmin değil, kabul.

3. Karşı tarafın yerinde durabilmek

Özrün bir yerinde karşı tarafın ne yaşadığına değinmek gerekir. Ama bunu bildiğini iddia etmeden. Nasıl hissettiğini tam bilemem ama tahmin edebiliyorum cümlesi hem dürüst hem yakın.

4. Telafi önermek, dayatmamak

Ne yapabilirim sorusu iyidir ama tek başına sorumluluğu karşı tarafa yükler. Somut bir şey öner, sonra sor. Şunu yapmayı düşünüyorum, sence işe yarar mı daha iyi bir yapıdır.

5. Değişimi göstermek

Özrün en zor kısmı bu ve en ikna edici olan da bu. Bir daha olmayacak sözü, somut bir adımla desteklenmediğinde boş kalır.

Ne yapacağını söyle: takvime eklemek, tartışmada ara vermek, konuyu erteleme alışkanlığını bırakmak.

Sırası da önemli

Bu beş unsur bir listeden ziyade bir akıştır. Önce ne yaptığını söyle, sonra kabul et, sonra karşı tarafa dokun, sonra telafi öner, en son değişimden bahset. Sıra bozulduğunda özür savunmaya benzemeye başlar.